Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Psikolojik travma; insanların hayatını veya bedensel bütünlüğünü tehdit eden, çoğunlukla beklenmedik, korku, çaresizlik ve dehşet gibi duygular yaratan yaşantıların insanlar üzerinde oluşturduğu etkilerdir. Travma; travmatik olayı bizzat yaşayarak gerçekleşeceği gibi, şahsen tanık olma, bir yakının travmatik bir olay yaşadığını öğrenme veya travmatik olay hikayesine aşırı şekilde maruz kalma şeklinde de gerçekleşebilir. Travmatik olaylar; insan eliyle veya doğal yollarla oluşabilir.

Travmatik yaşantı sonucu insanların çoğunda bir takım stres tepkileri gözlemlenir. Bu tepkiler, belli bir süre ve şiddette doğal ve normal olarak tanımlanırken, tepkilerin devamlılık göstermesi ve kişinin günlük hayatında işlevsilliği bozması durumunda travma sonrası stress bozukluğundan bahsedilir.

Travma sonrası stress bozukluğu belirtileri; tekrar tekrar yaşama, kaçınma ve aşırı uyarılma (hipervijilans) olmak üzere 3 gruptur. Tekrar tekrar yaşama; travmatik anıların istemdışı gelmesi, aynı olay tekrar tekrar yaşanıyormuş gibi hissetme ve davranma. Kaçınma; travmatik olayı hatırlatacak, benzer duygu ve düşünceler oluşturacak yer ve ortamlardan bilinçli olarak uzak durma, aşırı sessizleşme ve içe kapanma. Aşırı uyarılma; travmatik olay yeniden yaşanabilirmiş gibi tetikte olma, irkilme tepkileri, uykuda problemler yaşama, öfke patlamaları, yerinde duramama hali.

TSSB herkeste aynı şiddette ve sürede oluşmaz. Yaşanan travmatik olayın türü, süresi ve şiddeti, travmatize olan kişinin kişilik özellikleri, travma sonrası kişinin sosyal desteğe sahip olup olmaması, ideolojik ve kültürel farklılıklar TSSB oluşumunda önemli rol oynayan etkenlerdendir.

Travma sonrası stress bozukluğuna birçok başka psikiyatrik hastalık eşlik edebilir. Bunlardan bazıları; alkol ve madde kötüye kullanımı, duygudurum bozukluğu, yeme bozukluğu ve kişilik bozukluğudur.

Travma sonrası stress bozukluğunun tedavisinde kişilerin özel durumları ve ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak, ilaçlar ve çeşitli psikoterapi yöntemlerinden yararlanılır. Psikoterapi ekolleri arasından bilişsel-davranışçı terapiler, TSSB tedavisinde etkinliği açısından ön plana çıkmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous article

Yeme Bozuklukları